Arınç: Kurban olduğum Allah verdikçe vermiş

Başbakan Yardımcısı Arınç, '2002'de 11 milyon küsur, 2007'de 16,5 milyon oy aldık. 2011'de 21 milyon 500 bin oy aldık. Kurban olduğum Allah, verdikçe vermiş." dedi.

Arınç: Kurban olduğum Allah verdikçe vermiş

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''2002'de 11 milyon küsur, 2007'de 16,5 milyon oy aldık. 2011'de 21 milyon 500 bin oy aldık. Kurban olduğum Allah, verdikçe vermiş. Her seçimde oyunu 5 milyon artıran bir partiyiz. Son 4 aydır yapılan anketlerde de bu partinin oy oranı şimdiden yüzde 54'ü bulmuş'' dedi.

Arınç, AK Parti Kırşehir İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 10 yılda başarıdan başarıya koştuğunu belirterek, 3 genel seçimde de oyunu artırarak tek başına iktidar olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde 3 dönemdir oyunu ve milletvekili sayısını artırarak tek başına iktidar olan tek partinin AK Parti olduğunu ifade eden Arınç, ''Bundan dolayı hepimizin iftihar etmesi lazım. 2002'deki ilk seçimimiz. Genel Başkanımıza, Başbakanımıza milletvekilliği imkanı vermemişler. Hep beraber girmişiz, çok şükür 367 milletvekilimizle tek başımıza iktidar olmuşuz. 2007'de yüzde 35 olan oyumuzu yüzde 47'ye çıkarmışız, yine tek başımıza iktidarız. 2011'de yapılan seçimde bu kez yüzde 50 oy almışız, yeniden tek başına iktidara gelmişiz. 2002'de 11 milyon küsur, 2007'de 16,5 milyon oy aldık. 2011'de 21 milyon 500 bin oy aldık. Kurban olduğum Allah, verdikçe vermiş. Her seçimde oyunu 5 milyon artıran bir partiyiz. Son 4 aydır yapılan anketlerde de bu partinin oy oranı şimdiden yüzde 54'ü bulmuş'' diye konuştu.

-''2014'ün mart ayında belediye başkanlığı seçimlerinde başarılı olacağız''

Son yerel seçimlerde bazı partilerin, AK Parti'li belediye başkanlarının seçimi kazanmaması için birlikte hareket ettiğini anlatan Arınç, şunları kaydetti:

''Sırf AK Parti kazanmasın diye geçmişte birbirlerine hasım olan partilerin birbirlerini destekleyerek belediye başkanını seçmelerini Türkiye yaşadı. Bundan sonra yaşar mı, bilmiyorum ama 4'ü de birleşse, 2 ile çarpsanız, 3 ile karekökünü alsanız, önümüzdeki seçimde Allah'ın izniyle bütün belediyeleri tekrar alacağız. Çünkü tüm kenara bütün siyasi partileri koyabilirsiniz, bir tarafa AK Parti'nin gücünü koyabilirsiniz. Eminim ki millet yüzde 50'den sonra yüzde 54'ü veriyorsa, yüzde 60'ı da verecek demektir. Bütün bu birleşmeler hiçbir anlam ifade etmeyecektir. Yeterki biz doğru olalım, yeter ki biz iş yapalım, yeter ki cesaretimizi kaybetmeyelim. Millet bizi kucaklasın, göreceksiniz arkamızda müthiş bir rüzgarla 2014'ün Mart ayında belediye başkanlığı seçimlerinde başarılı olacağız.''

-''Bizim ayakta durmamızın temel noktası, hizmete önem vermemizdir''

AK Parti'nin kurulduğu günlerde Türkiye'de siyasetin bitmiş olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

''Biz, siyasete anlam kazandırdık. Bizim ayakta durmamızın, her seçimde başarılı olmamızın temel noktası, hizmete önem vermemizdir. Sağlık, başlı başına bir devrim. Sağlıkta yapılanlar bizi 10 senedir ayakta tutuyor, daha bir 10 sene daha ayakta tutar emin olun. SSK'lıysan devlet hastanesine gidemezdin. Memursan SSK'nın kapısından almazlardı. İki büklüm olmuş adam, 'kurtarın beni' diye yalvarıyor ama hastanenin kapısında bir zebani: Söyle bakalım, SSK'lı mısın, Bağ-Kur'lu musun, emekli misin? 'Ya öldüm, bittim kardeşim, al beni içeri'. 'Alamam'. Ne yapacaksın? Git dışarı istersen öl. Bunları yaşayan bir millet.

Şimdi pırıl pırıl hastaneler, her birinin sosyal güvenliği var, doktorunu, hastanesini seçme hakkını vermişiz, hastalarımız tedavi olmayı bekliyor. Allah bin kere razı olsun. Kaç hastamız uçakla, helikopterle hastaneye yetiştiriliyor? Eskiden Avrupa'dan ambulans uçak gelirdi de oranın SSK'lısı olan işçilerimizi alıp, götürürlerdi. Şimdi bizim ülkemizde var bu. Bir milletvekilimiz, seçim çalışmalarında en ücra bir köydeki bir kadından duyduğunu anlattı. Kadın, 'Ben diyaliz hastasıyım. Haftada 3 gün diyalize girmem gerekiyor. Bu köyden şehir merkezine gidip, gelmem mümkün değil. Ölümü bekler hale gelmiştim. Biri geldi, hükümetin karar aldığını, diyaliz hastalarını hastaneye götürüp, köyüne tekrar getireceğini söyledi. İnanamadım. Biz size oy vermeyeceğiz de kime vereceğiz' demiş.''

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Millet çocuklarının isterlerse, arzu ederlerse Peygamberimizin hayatını öğrenmesini, Kur'an-ı Kerim'i en azından yüzünden okuyacak hale gelmesini ve İslam tarihi ile birlikte okumasını arzu ediyordu. Demokrasi, böyle bir şeydir. Demokrasiyi hazmedebilirsiniz. Laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünü, Türkiye'de gerçek anlamıyla yeniden anlamaya ve yaşamaya başlıyoruz'' dedi.

AK Parti Kırşehir İl Kongresi'nde konuşan Arınç, Türkiye'de her 8 evden birinde özürlü ve engelli vatandaş bulunduğunu ifade ederek, ailelerin bu konuda sıkıntı çektiğini, engelli bakımının zor ve masraflı bir iş olduğunu söyledi.

Bu ailelere 600 liradan fazla bakım ücreti verdiklerini bildiren Arınç, ''Helalühoş olsun bin kere. Daha da artıracağız, daha da fazlasını vereceğiz. Sizden aldığımızı, milletimize veriyoruz. Eskiden sizden alınanlar havuzda birikmezdi, havuzun altı delikti. Birilerinin cebine giderdi. Şimdi Allah, sizden aldıklarımıza bir de bereket katıyor, o bereketle bütün Türkiye'yi suluyoruz. Biz bu hizmetlere devam ettiğimiz zaman hiçbir şekilde yıkılmayız'' dedi.

Arınç, Türkiye'de 2002 ile bugün arasında farklar olduğunu, her şehre üniversite açıldığını anlatarak, ''Bugün Şırnak'ta, Hakkari'de, Iğdır'da, 81 ilin 81'inde üniversite var. 2002'nin sonunda biz geldik, 79 üniversite vardı, bugün 165 üniversite var. Bütün bunlar bu dönemde açıldı, pırıl pırıl öğrencilere teslim edildi. 2003 ile bugün arasında 317 bin öğretmen alındı. Daha da alacağız. Bütçe imkanlarımız sürekli öğretmen almamızı gerektiriyor'' diye konuştu.

Eskiden herkesin uçağa binemediğini, şimdi Türkiye'de herkesin uçağa bindiğini aktaran Arınç, şöyle devam etti:

''Öyle herkes uçağa binemezdi. Elinde bond çanta olacak, ağzında puro olacak, çanta biraz dolu olacak, ancak öyle uçağa binilirdi. Şimdi herkes Türkiye'de uçağa biniyor. Manisa'dayım, Genel Merkez dedi ki: Bu haftaki mitinge sen gideceksin. 'Delimisiniz' dedim. İzmir'le Van'ın arası 1575 kilometre. Senenin birinde Van'a konferans vermeye gidiyorum. Nasıl gittiğimi ben bilirim. Hala da öyle zannediyorum. Başbakan Yardımcısıyım, hala olan bitenin tamamından haberim yok benim. Dedim ki, 'Ben İzmir'den Van'a nasıl gideceğim, deli misiniz siz?'.'Senin haberin yok galiba. İzmir'den günde 7 tane uçak kalkıyor. 1 saat 50 dakikada gidiyor' dediler. 'İnanmıyorum' dedim. 1980'li yıllarda İzmir'den Van'a giderken Ankara'ya geldim. Ankara'da 6,5 saat bekledim, Van'a ondan sonra gittim. Çünkü İstanbul'dan Van uçağı geliyor, oradan yolcu alıyordu. Ben hala öyle zannediyorum. Dünyanın her yerine artık uçak gidiyor. Çok şükür bu günleri gördük.''

''Aldığımız oy kara kaşımız, kara gözümüz için değil, yaptığımız hizmet için'' diyen Arınç, ''Geçmişteki siyasi partilerin gömülmesinin sebebi hizmet yapamamaları. Vatandaş çalışırsan seni tasdik eder, çalışmazsan sana 'güle güle' der. Bu, AK Parti için de geçerli. Yolunuzdan dönerseniz, sözlerinizi unutursanız, hizmet yapmakta gecikirseniz kimse gözünüzün yaşına bakmaz'' şeklinde konuştu.

-''Milletin kararıdır''-

 AK Parti'nin vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmadığını belirten Arınç, ''Kim neye inanmış, kimin etnik kökeni ne, mezhebi ne, nasıl yaşıyor, biz ilgilendirmiyor. Hepsi birinci sınıf vatandaşımız. Bu ülke geçmişte böyle değildi, ayrımcılıklar yapılıyordu. AK Parti yurtseverliği, millete sevgi duymayı, kimsenin kıyafetinden, başörtüsünden dolayı horlanmaması gerektiğini, başı açık olana nasıl saygı duyuyorsak başını örten insanlarımızın da önüne engel konulmaması gerektiğini ortaya koydu'' dedi.

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören teklifin Genel Kurul görüşmeleri sırasında yaptıkları eklemeyle Kur'an-ı Kerim'in seçmeli ders olmasına değinen Arınç, şöyle devam etti:

''Bugün eğitimle ilgili bir kanun çıkarırken çok zorluyorlar bizi. Hakaretler havada uçuşuyor, iş kavgaya dönüşüyor bazen, ağızlarından köpükler sıçrıyor. Televizyonlara bir bakın. O insanların yüzü kıpkırmızı. Sesinin bütün gücüyle bağırıyorlar. Ağız dolusu hakaret ediyorlar. En çok bağıranlar en çok haksız olanlardır. En çok ağzından köpük saçanlar, en çok yalan söyleyenlerdir. En çok yüzü kızararak karşısındakinin boğazını sıkanlar, en çok yanlış yapanlardır. Kim olduklarına siz karar verin. Biz bir kanun getiriyoruz, beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Yapacağınız tek şey İçtüzüğün verdiği imkanlara göre karşı çıkmaktır.

Kur'an-ı Kerim dersi ile Hazreti Peygamber'in hayatının seçmeli ders olarak okutulması... Seçmeli ders, belki onun gibi daha 10 tane ders konacak. Şu anda bile seçmeli dersler var. Bir insanın iradesine bıraktığınız işten dolayı, o insana seçme hakkı vermenizden dolayı kim eksiklik duyabilir. Cumhuriyet Halk Partili bazı milletvekilleri çok sorumsuz bir biçimde, 'Cumhuriyet iflas etmiştir. Türkiye'ye hilafet gelmiştir. Artık bundan sonra Türkiye'de yaşanmaz, öldük, bittik, mahvolduk' dediler. Bu, milletin kararıdır. Buna Milliyetçi Hareket Partisi de destek vermiştir. Adalet ve Kalkınma Parti'li milletvekillerimiz de destek vermiştir. Yaptığımız iş milletin bizden isteğidir. Millet çocuklarının isterlerse, arzu ederlerse Peygamberimizin hayatını öğrenmesini, Kur'an-ı Kerim'i en azından yüzünden okuyacak hale gelmesini ve İslam tarihi ile birlikte okumasını arzu ediyordu. Demokrasi, böyle bir şeydir. Demokrasiyi hazmedebilirsiniz. Laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünü, Türkiye'de gerçek anlamıyla yeniden anlamaya ve yaşamaya başlıyoruz.''

-Orman vasfını yitiren araziler-

Orman vasfını kaybeden arazilere ilişkin düzenlemeye de değinen Arınç, ''Şimdi 2B yasası var. O da sizleri sevindirecek. Memurlarımızla ilgili maaşların, zamların, toplu sözleşmeyi düzenleyen yasa var. O da memur arkadaşlarımızı sevindirecek. Arkadan, sendikalar yasası var. O da işçi arkadaşlarımızı sevindirecek. Milleti sevindiriyoruz biz, Allah'a hamdolsun. Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, 7 senenin dolduğu gün anamızın ak sütü gibi oylarımızı vereceğiz. İlk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı ile yola devam edeceğiz. Ondan sonra 2015 yılında milletvekili seçimleri olacak. Belki o zaman Kırşehir'in 3 milletvekili olur. Oyunuzu da arttırın. Başbakanın söylediğini ben söylemeyeyim, tekrar etmeyeyim. Biraz gayret edin, nüfusunuz artsın da 3 milletvekili olsun artık Kırşehir'de'' diye konuştu.

Konuşmasının ardından salondan ayrılan Başbakan Yardımcısı Arınç, Kırşehir Belediyesi Sosyal Tesisleri'nde verilen yemeğe katıldı. Arınç, yemeğin ardından Ankara'ya hareket etti.

Haber Kaynağı : Haber7.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner309

banner225

banner209