İslâm'a giden yol kiliseden geçmez

'Dinlerarası diyalog' adı altında zihinler bulandırılmaya devam ediyor. Bu fitne kapsamında en çok istismar edilenlerin başında İslâm âlimi, büyük mutasavvıf ve evliya Hz. Mevlânâ geliyor.

İslâm'a giden yol kiliseden geçmez

 Hz. Mevlânâ'nın İslâm âlimi olduğu gerçeğine gözlerini kapayan belli çevreler, Mevlânâ'nın tasavvuf anlayışının içini boşaltarak, Hz. Pir'i popüler bir kültür ürünü haline getirmeye çalışıyor. Bu kapsamda, CHP'li Adalar Belediyesi, Katolik San Pasifico Kilisesi'nde sözde "Şeb-i Arus konseri" düzenledi. Neye ve kime hizmet ettiği belli olan konserde istismar edilmeye çalışılan Hz. Mevlânâ oldu.

Sayısız rezaletin ardından bir de bu çıktı karşımıza

Konsere en çok Adalar Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Farsakoğlu'nun açıklamaları damga vurdu. Farsakoğlu, Mevlânâ'nın sadece İslâm kültürüne ait olmadığını, evrensel bir değer olduğunu söyledi ve "Kilise'de zikir" rezaletinden övünçle bahsetti!

Adalar Belediyesi, Katolik San Pasifico Kilisesi'nde Şeb-i Arus konseri gerçekleşti. Sözde törene Adalar Belediye Başkanı Dr. Mustafa Farsakoğlu ve farklı dinlere mensup adalı vatandaşlar katıldı. Konsere en çok Adalar Belediye Başkanı CHP'li Farsakoğlu'nun açıklamaları damga vurdu. Farsakoğlu, Musevi, Müslüman, Hıristiyan dinlerine mensup bütün vatandaşlara ev sahipliği yaptıklarını belirterek, "San Pasifico Kilisesi'nin yöneticilerine bir takım etkinlikler yapabilir miyiz diye rica ettik. Onlar da bizi kırmadılar, kabul ettiler. Bizleri hoşgörü ile karşıladılar. Bugün de REVRAK isimli grubumuz burada konser verecek. Bu grup sadece kadınlardan oluşuyor ve tasavvuf müziği yapıyorlar. Latin Katolik Kilisesi'nde Şeb-i Arus haftasına özel bir gösteri düzenleniyor" şeklinde konuştu.

Ağzından çıkanı kulağı duymuyor

CHP'li Başkan Farsakoğlu, Mevlânâ'nın sadece İslam kültürüne ait olmadığını, evrensel bir değer olduğunu da vurgulayarak, "Mevlânâ'nın farklı inançlara mensup olan insanlara değer veren ve onları eşit gören bir anlayışı var. Mevlânâ'nın ünlü bir sözü vardır. Ne olursan ol gel. İster putperest ol, ister bin kere tövbeni bozmuş ol. Yine de gel. İşte bu sözü aslında her şeyi anlatıyor. Bu nedenle insanlar farklı dinlere mensup olsalar bile yine beraber yaşamayı bilmeleri gerekir. Öte yandan bir kilise ortamında semazenleri izlemek, ilahileri dinlemek çok güzel duygular" ifadelerini kullandı.

Evliyayı turizm elçisi yaptılar!

Hz. Mevlânâ'yı, Batılılı oryantalistlerin ilgisinden dolayı İslâm'ı değil de Türkiye'yi ve Türkleri tanıtma vesilesi, yani bir tür 'turizm elçisi' gibi gören istismarcı menfaatperestler, İslâm üzerinden adi hesaplar yapıyor. Hz. Mevlânâ'nın geniş hoşgörüsünü ve İslâm'a davet metodolojisini kasıtlı olarak yanlış yorumlayanlar, Hıristiyanlara karşı dinimizin ne kadar da hoşgörülü olduğunu ispat etmek kaygısına düşmüş durumda. Hz. Mevlânâ'nın sanki 'İslâm'a rağmen' son derece hoşgörülü olduğu izlenimi oluşturmaya çalışıyor ve Allah'ın Kur'an'da kâfir olarak nitelendirdiği gayrimüslimlerle tabiri caizse alttan alta 'ayet pazarlığı' yapılıyor!

Zikir, soytarılıklara alet ediliyor

Bu kapsamda, özellikle UNESCO'nun 2007'yi 'Mevlânâ Yılı' ilan etmesinden sonra diyalog beyinliler, bir zikir ve Allah'a yönelme biçimi olan Mevlevî âyinlerini 'Semazen Gösterileri'ne çevirerek konserlerde, kafelerde vs. çeşitli yerlerde turist eğlendirme aracı olarak kullanmaya başladı. Hz. Mevlânâ'nın "Ne olursan ol, yine de gel!" mesajını, "İslâm'a gel de kurtul" değil de, "Olduğun gibi Hıristiyan, Yahudi, Mecusi ya da putperest kal da gel" gibi yansıtarak İslâm tarihinin en önemli şahsiyetlerinden ve en değerli evliyalarından Hz. Mevlânâ Celaleddin Rûmî'yi diyalog fitnesinde baş istismar konusu yaptılar.

Sayısız rezaletin ardından kilisede düzenlenen bu son eylem de kötü niyetlilerin amacını ortaya koyuyor. Amaç, 'ılımlı İslâm' adı altında Peygamber'siz, hak mücadelesinden yoksun, Kur'an'ı rafa kaldırmış pasif bir İslâm ve dininden uzaklaşmış Müslümanlık oluşturmak.

İstismar turizmi

Çeşitli menfaatlerinden vazgeçemeyen ve bu yüzden Batılılara hoş görünmek adına İslâm'dan taviz vermeyi seçen diyalog zihinliler, Mevlânâ'yı ve Mevlevîliği de 'inanç turizmi' gibi fırsat kapısı görüyor. Menfaati uğruna İslâm'ı çarpıtmaya çalışan ve çeşitli dini unsur ve kimlikleri istismara yeltenenlere Allah'ın ayetini hatırlatıyoruz:

"Allah'a verdikleri sözlerini, (servet, makam, mevki gibi) geçici dünya menfaatlerine değişenlerin âhirette nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onların yüzüne de bakmayacaktır. Onları günahlarından arındırmayacaktır. Onlara can yakıcı müthiş bir azap vardır." (Âl-i İmrân/77)

SİVİL HABER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner309

banner225

banner209