Demokratikleşme paketi için kim ne dedi?

Uzman ve yazarlar demokratikleşme paketini yorumladı. Yazarlar, pakette Alevilerle ilgili düzenlemenin eksik olduğu konusunda ortak fikir beyan etti.

Demokratikleşme paketi için kim ne dedi?
 

MEHMET Y. YILMAZ: PAKET OLUMLU

Demokratikleşme Paketini, genel olarak olumlu. Böyle bir paketi eleştirmenin özgürlüklerin genişletilmesini savunun insanlar açısından doğru olmadığını düşünüyorum.

Paket ile ilgili şuandaki tek eleştirim seçim sisteminin gerçekten demokratikleştirilmemesi ve mülki idare amirlerini bir gösteri ya da toplantıyı yasa dışı etme yetkisi vermesidir. Bunların demokratikleşme ile ilgisini kuramıyorum.

PAKETTEKİ EN BÜYÜK EKSİKLİĞİ TAHA AKYOL AÇIKLADI

Demokratikleşme Paketi ile açıklananları prensipte olumlu buluyorum. Seçim sistemiyle ilgili konun partilerle görüşülmeye bıraklıması da doğru bir davranıştır. Prensipte olumlu buluyorum fakat cem evleriyle ilgili bir gelişme olmaması ciddi bir eksikliktir. Seçim sisteminin tartışmaya ve partilerle müzakereye açılması da olumludur.

METEHAN DEMİR: PAKETTE OLMAYANLAR...

Paket genelde yasal ve idari olarak iki ana başlıktan oluşmakla birlikte bugüne kadar basında yer alan ve yazılan maddelerin çoğunu içerdi. Seçim barajı konusunda Başbakan'ın üç alternatif sunması seçim sistemiyle ilgili uzun bir tartışma dönemini ateşleyeceğe benziyor.

Türkiye'de yaşayan Alevi vatandaşların, Türkiye'deki Alevilerin sorunlarıyla ilgili özellikle cemevi ibadethane statüsüne kavuşturulması ya da benzeri adımlar mesela ‘Alevi dedelere maaş bağlanması' gibi unsurlarda medyada yer almıştı. Açıklanan pakette bunların olmadığı dikkat çekti. Ancak Nevşehir Üniversitesi'ne Hacı Bektaşi Veli isminin verilmesi gündeme geldi.

Aslında şu an itibariyle kesin hatlara dayanan bir değerlendirme yapmak da acelecilik olabilir. Çünkü meclise yasal düzenlemeler getirildiğinde bunların çerçevesi belli ölçülerde belli boyutlara taşınabilir.

Ayrıca resmi üniforma giyilmesi gereken meslekler ile yargı mensuplarını hariç tutan devlette başörtü uygulaması da hükümetin atması beklenen adımlardan biriydi.

Kürt sorunuyla ilgili başka beklenen adımlar da vardı. Ama şu an itibariyle paketin BDP çevrelerinden eleştiri alması muhtemel. Ancak milliyetçi çevrelerden de aksi yönde paketin bazı temel unsurları zedelediği şeklinde tehditlerde geleceğe benziyor.

YALÇIN DOĞAN: KÜRT, ALEVİ VE ROMANLARA ÇİÇEK ATAN BİR PAKET

Başbakan Erdoğan başlangıçta sanki bir balkon konuşması yaptı. Açıklanan paket toplumun çeşitli kesimlerine Kürtlere, Alevilere, romanlara ciddi çiçek atan bir paket. Oralardaki yasakların kaldırılması aslında demokratik bir adım. Yıllara dayanan ihmalin ortadan kaldırılması. Konuşmasında yine de muhalefeti sık sık eleştirmesine rağmen belli tonlarda balkon konuşmasını andıran bir tavır.

Bir yandan geçen yıl AKP'nin son kongresindeki veda konuşmasını hatırlatırken, bir yandan da önümüzdeki temmuz ayında yapılacak olan seçimler için cumhurbaşkanlığı hamlesi gibi geldi.

Sık sık özgürlükleri genişleteceğinden söz ederken özellikle ifade ve basın özgürlüğünü kullanan ve bu nedenle hapis yatan ve haklarında dava açılan insanların durumuna iyi bir çözüm gelmedi. Dolayısıyla bu anlamda çok ciddi bir eksiklik.

Paketin en önemli yanlarından biri siyasi partiler ve siyasi sistemle ilgili düzenlemelere ilişkin. Partilerin örgütlenmesi ve partilere üyelik kolaylaşırken, hatta hazineden alınacak yardım genişletilirken önümüzdeki günlerde en çok tartışılacak olan seçim sistemine dönük 3 seçenek olduğu. Şimdiden şu belli ki 1980'den beri süren seçim barajı kalkacak. Ancak hangi orana inecek ve dar bölge sistemi nasıl işleyecek, siyasi sistemi temelinden değiştirecek bu alternatifler diğer siyasi partiler tarafından nasıl karşılanacak bu şu an belirsiz. Bu konuda çok ciddi bir tartışmayı ve gelişmeyi beklemek yanıltıcı olmaz.

İmralı ile yapılan görüşmeler sonucunda, Erdoğan her ne kadar bu dayatma ve pazarlık değil dese de Kürtlere önemli haklar tanındığı ortada. Bence bunlar doğru adımlar. Yer isimlerinin Kürtçe kullanılabilecek olması, özel okulda olmak kaydıyla Kürtçe eğitimin yolunun açılması, Kürtçe propagandanın yolunun açılması önemli adımlar.

İSMET BERKAN: ANDIMIZ GEREKSİZ BİR RİTÜELDİ

Kimilerine göre eksik bir paket olabilir ama eksik diye bunları da yapmamak olmaz. Roman dil ve Kültür Enstitüsüne keşke bir üniversite gönüllü olsaydı. Andımızın kalkması iyi oldu, gereksiz bir ritüeldi.

FATİH ALTAYLI: PAKETTE SÜRPRİZ YOK

Paketle ilgili bir sürpriz yok. Bunların hepsini geçtiğimiz haftalarda hükümete yakın isimlerden bölük pörçük de olsa dinlemiştik. Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili bir açıklama yapılmadı. Çok heyecanlandıracak bir şey duymadım. Yeni bir şey yoktu.

BDP açısından somut heyecan verici bir şey olmadığını düşünüyorum. BDP bu işten çok memnun kalmayacak. Seçim barajı ile ilgili Başbakan Erdoğan net konuşmadı. Üç alternatif sundu. Oradan benim anladığım barajı indirmeyi düşünmedikleri yolunda. Hazine yardımları konusu önemliydi. Ama BDP seçime parti olarak girmeyecekse bu da yaramayacak. Diyarbakır'da daha az heyecan uyandırmıştır bu açıklamalar.

RUŞEN ÇAKIR: ALEVİLİK KONUSUNDA EKSİKLER VAR

Özellikle Alevilik konusunda çok eksik olduğu görülüyor. Hacıbektaş adı dışında Aleviler için bir madde yok. Ruhban Okulu konmamış. Özellikle KCK tutukluları için terörle mücadele kanununda değişliklik büyük beklentiydi. Ana dilde eğitimin en azından özel okullarda başlaması, harfler, Kürtçe propagandanın serbest olması paketteki olumlu adımlar.Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasına denk gelecek yenilik pek yok. Bu sorun aşıldı ama bunun dışındaki sorunlara pek çözüm yok.

KURTULUŞ TAYİZ: YAŞAM TARZINA MÜDAHALEYE CEVAP

Kapsayıcı bir paket. Kürtler de var. Romanlar da var. Yaşam tarzına ilişkin düzenlemeler var. Bir kısmı yasal düzenlemelerle bir kısmı idari düzenlemelerle olacak. Yaşam tarzına müdahale ediliyor eleştirilerine bir cevap olmuş oldu. Endişeler için de önemli bir düzenleme. Andımızın kaldırılması da önemli bir gelişme. Hacıbektaş isiminin verilmesi de çok önemli. Köprü isminin ardından Aleviler dışlanıyor mu denimişti. Cemevleri ile ilgili daha kapsamlı bir çalışma yapılacağı söyleniyor. Ruhban Okulu meselesi daha önce de gündeme gelmişti. Yunanistan'daki uygulama ile birlikte değerlendiriliyor galiba

Ana dilde eğitim için anayasal bir engel var. Partiler uzlaşsaydı belki olurdu. Fakat böyle bir formül bulundu. Bence şu görürülmeli; Türkiye adım adım oraya doğru, ana dilde eğitime doğru, gidiyor. Esas vurgu, artık devletin kimliklere takılmaması. Böyle bir asimilasyon politikası yok. Beklentiler belki çok fazla yüksekti ama bunlar küçük adımlar değil.

ORHAN MİROĞLU: BARAJIN YARATTIĞI MAĞDURİYETLERİ TELAFİ ETMEZ

Daraltılmış bölgede barajı koruduğunuz zaman temsilde adaleti sağlayamayabilirsiniz. Barajın yarattığı mağduriyetleri telafi decek bir uygulama olmaz. Üçüncü alternatif bence yani barajın tamamen ortadan kalktığı sistemi BDP ve CHP de benimseyebilir. Partilerin hazine yardımından yararlanması da bence çok önemli.

Bugün Başbakan'ın konuşmasının Kürtçe'ye de çevrilerek verilmesi de önemlidir. Devletin resmi ajansı iki lehçeden yayın yapıyor. Lehçeler arasındaki bu paylaşmayı da devletin resmi organı normalleştirmeye çalışıyor. Bu adımların Kürt siyasetinde bir karşılığı olmalı. Bir sevinç belirtisi görebilmeli hükümet.

SİVİL HABER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner309

banner225

banner209