SAGLIK

Kanser Vakalarının Yarısına Yakını Önlenebilir: Sağlıklı Yaşam Hayat Kurtarıyor

1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası, kanser konusunda farkındalığı artırmak ve toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek adına önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor.

Türk Kanser Derneği de bu kapsamda 1 Nisan’da Türk Kanser Derneği binasında bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Esat Namal, Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, Diyetisyen Yasemin Güzel ve Sanatçı Betül Demir konuşmacı olarak katılarak kanser ve kanser hastalarına yönelik önemli bilgiler paylaştı.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulduğunu ve yaklaşık 9,7 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, bu tablonun büyümesini engellemenin en güçlü yolunun bilinçlenme olduğunu vurguladı.

Duruman, “Kanser yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil; aynı zamanda önemli ölçüde önlenebilir bir sağlık sorunudur. Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık %90’ının çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte çalışmalar, kanser vakalarının yaklaşık %30–50’sinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebileceğini göstermektedir. Yani hayatımızda yapacağımız bazı değişiklikler kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir. Bu nedenle toplumun doğru bilgiyle bilinçlenmesi, erken teşhisin yaygınlaşması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi kanserle mücadelede büyük önem taşımaktadır.” dedi.

Duruman ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programlarına katılımın birçok kanser türünün erken evrede tespit edilmesini sağladığını ve tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Türk Kanser Derneği’nin ücretsiz hizmetleri kapsamında Türkiye genelinde yürütülen tarama programlarına tüm vatandaşları davet eden Duruman, “Vatandaşlarımız derneğimizi arayarak veya web sitemiz üzerinden kayıt oluşturarak ücretsiz tarama hizmetlerimizden faydalanabilir.” ifadelerini kullandı.

Uzman Dr. Esat NAMAL konuşmasında;

“Bizim için öncelik kanser olmamaktır. Çünkü kanser vakalarının yaklaşık %30‘41-ı önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, çoğu insanın bildiği ancak uygulamakta zorlandığı bazı temel öneriler bulunmaktadır. Sigara içmemek, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mümkün olduğunca kilo almamak önemlidir. Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra, mümkün olduğunca stressiz ve daha mutlu bir yaşam sürmeye çalışmak, kanseri davet etmemek adına önem taşır.

Ancak tüm bu önlemlere rağmen, maalesef kanser herkes için ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünya genelinde, kalp hastalıklarından sonra yaşam kaybında ikinci sırada yer almakta ve görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır.

Burada en kritik konu erken teşhistir. Kanser erken evrede tespit edildiğinde, günümüzde gelişen tıbbi imkânlar sayesinde tamamen tedavi edilebilmekte, yani kür sağlanabilmektedir. Teknolojideki ilerlemeler sayesinde erken evrede yakalanan hastalar, tedavi sonrasında normal ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektedir.

Türk Kanser Derneği, kanser hastalarına yönelik sunduğu destek hizmetlerinin yanı sıra ücretsiz kanser taramaları da gerçekleştirmektedir. Herkesi düzenli olarak taramalarını yaptırmaya davet ediyoruz.”

Psikoonkolog Psikoterapist Ceren CAMADAN; “Psikoonkoloji, kanser tanısı alan bireyin yalnızca bedensel değil; duygusal ve zihinsel süreçlerini de destekleyen bir alandır.

Gönüllü olarak destek verdiğim Türk Kanser Derneği’nde, bu sürecin psikolojik boyutuna eşlik ediyor; hasta ve hasta yakınlarının yalnız olmadığını hissetmelerine katkı sağlamaya çalışıyorum.

Görüyoruz ki “ya sonuç kötü çıkarsa” kaygısıyla taramalar ertelenebiliyor. Oysa ertelemek riski azaltmaz, sadece görünmez hale getirir. Erken teşhis sadece bir seçenek değil, bir yaşam fırsatıdır. Hep söylediğimiz gibi erken teşhis hayat kurtarır” sözleriyle taramaların önemini vurguladı.

Diyetisyen Yasemin Güzel; “Kanserden korunma ve kanser sürecinde beslenme birbirinden ayrı değil; beslenme hem hastalığın oluşumunu önlemede hem de tedavi sürecinde güçlü bir destek mekanizmasıdır. Yaşam tarzı faktörleri içinde önemli bir yere sahip olan beslenme, tedavinin yerine geçmez ancak vücudun direncini, tedaviye yanıtını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler.

Koruyucu beslenmede liften zengin, antioksidan içeriği yüksek, dengeli ve bütüncül bir yaklaşım esastır; tek bir “mucize besin” yoktur. Kanser tanısı almış bireylerde ise amaç sadece kilo kontrolü değil, kişiye özel ve bilimsel bir planla kas kaybını önlemek, bağışıklığı desteklemek ve tedavi sürecini daha iyi yönetmektir.

Sonuç olarak hem korunmada hem tedavi sürecinde önemli olan yasaklar değil; dengeli, sürdürülebilir ve bilimsel temellere dayanan bir beslenme yaklaşımıdır.” diyerek sağlıklı beslenmenin hem korunma hem tedavi sürecindeki önemini anlattı.

Sanatçı Betül Demir;

“Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız. Çünkü birçok insan için en büyük sorun, hasta olma korkusu. Bu durum özellikle kanser söz konusu olduğunda daha da belirgin hale geliyor. Bu nedenle teşhis ve tarama süreçlerini erteleme eğilimimiz bulunuyor. Erteledikçe, maalesef daha ileri evrede kanser vakalarıyla karşılaşabiliyoruz. Elbette günümüzde tıp ilerlediği için ileri evre hastalar da çeşitli tedavilerden faydalanabilmektedir; ancak yine de asıl önemli olan geç kalmamaktır. Bu yüzden kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı; kendimize iyi bakmalıyız. Aynı zamanda kanserle mücadelede hem önleyici hem destek hizmetleriyle çalışmalar gerçekleştiren Türk Kanser Derneği’ne de desteklerimizi esirgememeliyiz” sözleri ile erken teşhisin önemine vurgu yaptı ve destek çağrısında bulundu.