Sivil Haber

Mahkeme noktayı koydu: Hakîmin dinleme kararını uygulayan polis suçlanamaz

GÜNDEM

Mahkeme noktayı koydu: Hakîmin dinleme kararını uygulayan polis suçlanamaz

 Müfettiş raporlarına dayanılarak başlatılan İzmir’deki algı operasyonunda mahkeme, hukuk dersi niteliğinde kararlara imza attı. Tutuklanan 2 polis müdürünü tahliye eden nöbetçi İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin gerekçeli kararında, soruşturmayla Anayasa’nın 123. ve 138. maddelerinin açıkça ihlâl edildiği belirtildi. Hakim kararıyla kolluk tarafından yapılan işlemin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği vurgulandı.

İzmir’de geçtiğimiz hafta müfettiş raporlarına dayanılarak 24 polisin gözaltına alındığı ve tamamının serbest bırakıldığı algı operasyonuyla ilgili mahkemenin gerekçeli kararında önemli tespitlere yer verildi. Tutuklanan iki polisi tahliye eden nöbetçi İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin gerekçeli kararında, söz konusu soruşturmayla Anayasa’nın 123 ve 138. maddelerinin açıkça ihlâl edildiği belirtilerek, “Önleme dinlemesine dayanak teşkil eden raporların şüpheliler aleyhine yargılamada delil olarak kullanılması ve resmi evrak sayılarak tutuklamaya gerekçe yapılması, gerçekten hukuken izah edilemez.” denildi.

Gerekçeli kararda, Emniyet müdürleri Taner Aydın ve Memduh Tosun’un sorgu zabıtları incelendiğinde, şüphelilerin hangi suçlardan tutuklandıklarının açıkça yazılmadığı belirtildi. Kararda şöyle denildi: “İdarenin, hakimin takdir yetkisinde bulunan bir hususu değerlendirme yetkisi yoktur. Anayasa’nın 123. maddesi gereğince idare, kendisine kanunla verilmeyen bir yetkiyi kullanarak hakimin yerine geçip hakimin kararlarının yerindeliğini ve hukuka uygunluğunu denetleyemez. Bu bağlamda Sayın HSYK Başmüfettişi tarafından bir hakim veya mahkeme kararının gerekçesinin incelenmesi ve varsa eksikliklerinin rapor edilmesi, hakimin kabul ettiği bir talebin ve nedeninin aslında kabul edilmemesi gerektiğini söylemesi, 2009-2013 yılları arasındaki yüzlerce kararın hukuka aykırı olarak verildiğini kabul ederek soruşturmaya konu etmesi, Anayasa’nın kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Hakim ve mahkeme kararlarının itiraz, temyiz gibi kanun yolları dışında bir denetime tâbi tutulması, Anayasa’nın 138. maddesinde ifade edilen ‘mahkemelerin bağımsızlığı’ prensibine aykırılık teşkil etmektedir. Sorgu tutanağında HSYK Başmüfettişi’nin ihbar yazısının şüpheliler aleyhine delil olarak kuvvetli suç şüphesine dayanak yapılması hukuken kabul edilemez.”

Mahkemenin gerekçeli kararında diğer bir önemli konu da önleme dinlemelerine ilişkin oldu. 2559 sayılı kanunla Emniyet müdürlüğüne henüz bir suç işlenmeden önce dinleme yetkisi verildiği hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı: “Hakim kararıyla kolluk tarafından yapılan işlemin hukuka aykırılığından söz edilemez. Bir diğer yandan önleme dinleme kararlarına dayanak teşkil eden raporların içerik, telefon numaraları, IMEI numaraları, kayıtlı kişiler veya kullanıcılarına yönelik sahtelik iddiaları, kesinlikle Türk Ceza Kanunu’ndaki resmi evrakta sahtecilik suçuna meydan vermeyecektir. Resmi evrakta sahtecilik suçundan bahsedilebilmesi için iddia edilen belgenin öncelikle delil değeri taşıması gerekir. Bu açıdan önleme dinlemesiyle elde edilen tape kayıtları ve bilgiler ceza mahkemelerinde, Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere şüpheliler aleyhine delil olarak kullanılamazken önleme dinlemesine dayanak teşkil eden raporların şüpheliler aleyhine yargılamada delil olarak kullanılması ve resmi evrak sayılarak tutuklamaya gerekçe yapılması, gerçekten hukuken izah edilemez.”

HAKİM, DERS GİBİ BİR KARAR VERDİ

Polis avukatlarından İsmail Hakkı Küçük, nöbetçi hakimliğin gerekçeli kararının, hukuki açıdan ders niteliğinde olduğunu söyledi. Küçük, “Kanun gereği, kanunun verdiği bir görevi yerine getiren bir insana bu yaptığı işlerden dolayı suç işlediği ileri sürülerek soruşturma yapılamaz. Nöbetçi sulh ceza hakimi, bu hususu özellikle birinci olarak ifade etmiş. Ayrıca bu soruşturmanın Anayasa’ya aykırı olduğunu da belirtmiş.” dedi. İzmir’de geçen hafta polislere yönelik düzenlenen operasyonda 24 polis hakkında gözaltı kararı alınmıştı. 22 polis adliyede serbest bırakılmış, emniyet müdürleri Taner Aydın ve Memduh Tosun ise tutuklanmıştı. Tutuklanan polis müdürleri, avukatlarının nöbetçi sulh ceza hakimliğine yaptığı itiraz üzerine 48 saat sonra tahliye edilmişti.

*Önleme dinlemesine dayanak teşkil eden raporların tutuklamaya gerekçe yapılması hukuken izah edilemez.

*Anayasa’nın 123. maddesine göre idarenin, hakimin takdir yetkisinde bulunan bir hususu değerlendirme yetkisi yoktur.

*Emniyet’e önleme dinlemesi yetkisi kanunla verildi. Hakim kararıyla yapılan işlemin hukuka aykırılığından söz edilemez.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.