Sivil Haber

Kore, 'Türkiye Gazisi'

SPOR

Filenin Sultanları, G.Kore'yi zor da olsa 3-2 yenerek, olimpiyatlardaki ikinci galibiyetini aldı. Ama 2 set verip 1 puan kaptıran Sultanlar, böylece gruptan çıkma şansını daha da ince hesaplara bırakmış oldu.

Londra için dün bir şarkı/türkü söyleyecek olsaydık, bu ‘Güzel ne güzel olmuşsun’ olabilirdi pekala. Zira atletizmin başlamasıyla şehir toparlanmış, yüzüne renk gelmiş. Olimpiyatın başından beri dillendirilen ‘Belki şehre atletizm gelir’ beklentisinin de doğruluğunu dün anladık nihayet. Boşuna ümitleri buraya bağlamamışlar... Tamam ilk dakikadan itibaren Olimpiyat Stadı’nda 80 bin kişi kapalı gişe atmosferi oluşturdular ama “Önce onlar vardı” diyeceğimiz sporlarda da gruplarda kritik dönemeçler geçiliyordu. Misal ‘Filenin Sultanları’, dün hayati önemi haiz Güney Kore karşılaşmasına çıktı. Sorumluluk bilinci de yerleşmiş olacak ki bu minvalde açıldı oyun. 16-5’lik skorla girilen ikinci teknik mola yeterince açıklayıcı olur heralde. Set sonu ufak bir bocalama olsa da 25-16’yla set Millilerin oldu. Biraz salon raporu. İlk açıldığında ‘şekerleme fuarı’ alanı olan müsabakanın oynandığı Earls Court’ta dün bizden sonra Britanya’nın maçı olduğu için tribün yükünü almıştı. Çocuklarını kapanın geldiğini gözlemlerken geleceğin sporcularının nasıl yetişeceğine de kafa yordum. Çocuklar henüz ‘yaş’ iken tribünlerde idol belirleyeceği sporcuları izleyerek eğilince iyi bir temel atılıyor. Sonunda başarısız olsa bile ‘dış temsilciliklerden’ destek almaya ihtiyaç duymadan temsil kabiliyeti elde edebiliyorsunuz. Yani kendinize yetebiliyorsunuz. 2020’de ev sahibi olursak tribünlerde İngilizler kadar şevkli dursak bile pekçok madalyadan önemli bir başarı elde etmiş oluruz. 

Bir vurdumduzlık hali ki...

Maça dönelim... ikinci sette bu kez Koreliler sahne aldı. Kaçtılar, kovaladık ama nefesimiz yetmedi. Karşılıklı serilerin olduğu set 25-21 onların oldu. Neyse ki ‘Fetret Devri’ kısa sürdü de üçüncü setle beraber yeniden deyim yerindeyse ‘Sultanlar’ sarayın kontrolünü ellerine aldılar. Çekişmeye mahal vermeyecek bir oyun ve 25-18. Durum 2-1 ve galibiyet artık bir set uzakta. Mübalağa yaptığım sanılmasın ‘galibiyete mecburuz bilemezsiniz!’ Burada bir not eklemezsem çatlarım. İngilizlerin askeri disiplinine takık durumdayım. Organizasyon için askerden de destek alındığı malum. Bu vesileyle çok sayıda asker görüyoruz. Ama bizimkilerini yanında ‘Jameika vurdumduymazlığı’ içerisinde oldukları hissine kapılıyorum. Dün maç esnasında çalan Queen ölümsüzü ‘We are the champions’ ile dans ettiler! Derhal Türkiye ’den tanıdığım bir Emekli Albay’ı arayıp apartman yöneticiliğini devredip Londra’ya gelmesi konusunda ikna çalışmalarına başladım!
Neyse dördüncü set... Eksikliği hissedilmedi kimse de sormadi ama belirteyim Eda Erdem sakatlığı nedeniyle tribündeydi. 4. set en çekişmelisiydi. Sultanlar kaçtı, Koreliler kovaladı... 16-15’le öne de geçtiler. Sonra, 17, 18 ve 19. Güney Kore mücadleyi bırakmadı ve seti 25-19 kazandı. Artık son söz final setinde söylenecek. Final seti de nefes nefese geçti, 15-12’lik son setle maçı da kazandı Sultanlar ama bu şeklide bir galibiyet ABD maçı öncesi hesapları oldukça zorlaştırdı. Artık sadece tur bizim elimizde değil...



Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.