Hasan Cemal: Ülkeyi bu kadar rezil etmeye hakkınız yok

T24 yazarı Hasan Cemal bugünkü köşesinde çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Anayasa’nın çiğnendiğine vurgu yapan Cemal, “Böyle bir ülkede demokratik hukuk düzeninden söz edilebilir mi?” diye sordu.

Hasan Cemal: Ülkeyi bu kadar rezil etmeye hakkınız yok
 İşte Hasan Cemal’in yazısı:

Farkındasınız değil mi?

Anayasayı hiçe sayan bir Cumhurbaşkanı var bu ülkenin.

Her Allah’ın günü anayasayı çiğneyen bir Cumhurbaşkanı...

Böyle bir ülkede demokratik hukuk düzeninden söz edilebilir mi?

Hukukun üstünlüğünden söz edilebilir mi?

Yargıya, adalete güvenilebilir mi?

Anayasa der ki:

Cumhurbaşkanı tarafsızdır.

Cumhurbaşkanı partiler üstüdür.

Anayasa der ki:

Bu ülkede güçler ayrılığı geçerlidir.

Yargı, yürütme, yasama ayrı ayrıdır.

Güçler birbirinden bağımsızdır.

Güçler birbirine karışamaz.

Yargı yürütmeden bağımsızdır.

Yargı yürütmeye tabi oldu mu, yargı bağımsızlığını yitirdi mi, o memlekette hukuk çöker, demokrasi çöker.

Anayasa babayasa takmayan bir Cumhurbaşkanı

Her Allah’ın günü anayasayı çiğneyen bir Cumhurbaşkanı var bu ülkenin. Böyle bir ülkede demokratik hukuk düzeninden söz edilebilir mi?

Anayasa der ki:

Güçlerin uyumlu çalışmasından, erklerin ahenginden cumhurbaşkanı sorumludur.

Ülke yönetiminden ise başbakan sorumludur.

Siyasi sorumluluk başbakanındır.

Bunun adı, parlamenter sistemdir.

Anayasa böyle yazar.

Ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı takmaz anayasa babayasa...

Her Allah’ın günü muhalefete çakar.

Her Allah’ın günü iktidar partisi lideri gibi konuşur.

Her Allah’ın günü yargıya ayar çeker.

Her Allah’ın günü başbakan gibi konuşur.

Demokrasi ve hukuk umurunda değildir.

Daha geçen gün başka gazeteciler de tutuklanabilir dedi.

Hukukçular şaştı kaldı.

Sözleri aynen şöyleydi:

“Son olarak bu operasyonda içeri alınan gazeteci de (14 Aralık operasyonu, Ekrem Dumanlı-HC) işte legal görünüm altında illegal bir yapının şekillenmesinde gayreti olanlar arasında… Belki onunla beraber başka alınan da olacaktır, olabilir.”

Cumhurbaşkanı yargıya talimat verebilir mi?

Akıl alır gibi değil.

Cumhurbaşkanı…

Anayasaya göre tarafsız olması gereken, erkler üstü olması gereken bir Cumhurbaşkanı…

Ama kendini yargıç yerine koyuyor.

Savcı yerine koyabiliyor.

Suçlu ilanı yapabiliyor.

Yargıya ince de değil, kapkalın ayar verebiliyor herkesin gözleri önünde…

Kısacası:

Yargı bağımsızlığını takmıyor.

Kendini yargının üstüne koyabiliyor.

Bir zamanlar asker de öyleydi.

Kendini hukukun üstünde görürdü.

Bir zamanlar asker de hukuk bana dokunamaz derdi.

Bugün de Cumhurbaşkanı öyle.

Kendini hukukun, yargının üzerine koymuş durumda…

Hukuk bana dokunamaz diye, kanun benim diye düşünüyor olabilir.

Adı demokrasi olan bir rejimde cumhurbaşkanı böyle konuşabilir mi?

Yargıya hedef gösterebilir mi?

Yargıya talimat verebilir mi?

Bir demokratik hukuk devletinde cumhurbaşkanı yargıya telkinde bulunabilir mi?

Hayır bulunamaz.

‘Dünyanın en özgür medyası Türkiye’de’ sözüne gülelim mi, ağlayalım mı?

Cumhurbaşkanı kendini yargının üstüne koyabiliyor. Bir zamanlar asker de ‘hukuk bana dokunamaz’ derdi. Bugün de Cumhurbaşkanı öyle

Anayasanın 138. maddesi der ki:

Yargıçlar bağımsızdır.

Hiçbir güç yargıçlara, mahkemelere talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Yargıyı etkilemeye kalkışamaz.

Bizim ülkenin Cumhurbaşkanı bütün bunları yapabiliyor.

Anayasa babayasa takmıyor.

Bu ülkenin her Allah’ın günü aklına eseni söyleyebilen bir cumhurbaşkanı var.

Daha geçenlerde dünyanın en özgür medyası Türkiye’de diyebildi.

Söyleyin lütfen.

Gülelim mi?..

Ağlayalım mı?..

Milliyet'in patronu Erdoğan Demiören, 'İmralı zabıtları' haberi için telefonda 'Üzdüm mü seni patron' dediği Erdoğan'dan 'Rezillik, namussuzluk, ahlaksızlık' yanıtı alınca ağlamıştı

Böyle bir ülkede medya özgür olabilir mi?

Bu ülkeyi bu kadar rezil etmeye hakkınız yok. Yaptıklarınızın hesabı, gün gelecek sorulacak. Asıl darbeci sizsiniz çünkü

Anayasanın, hukukun, yargı bağımsızlığının, güçler ayrılığının böylesine ayaklar altına alındığı bir ülkede, Allah aşkına söyleyin, medya özgür olabilir mi?

Medya bağımsız olabilir mi?

Telefonla haber attırılan…

Telefonla tv programı sansürlenen…

Telefonla gazeteci attırılan…

Telefonla medya patronu azarlanan, ağlatılan…

Telefonla ‘havuz medyası’ oluşturulan…

Telefonla, medya patronu hakkındaki beraat kararını Yargıtay’da bozdurmak için Adalet Bakanı harekete geçirilen...

Bir ülkede medya özgür olabilir mi?

Bağımsız olabilir mi?

Gazetecisinden patronuna kadar medyaya bu kadar korku salınan bir ülkede, hangi medya özgürlüğünden söz edilebilir?

Söz edilirse, ciddiye alınabilir mi?

Tek kelimeyle hayır.

Erdoğan, Galataport projesinde 2. kez yürütmeyi durdurma kararı veren Danıştay için 'Bu yargıya nasıl güveneceğim? Cumhurbaşkanı ihanet-i vataniye içinde olursa suçludur. Peki yargıç ihanet-i vataniye içindeyse nedir' ifadesini kullanmıştı

Bu ülkeyi bu kadar rezil etmeye hakkınız yok

Şunu iyi bilin:

Bu ülkeyi bu kadar rezil etmeye hakkınız yok.

Bütün bu yaptıklarınızın hesabı, gün gelecek, bağımsız ve tarafsız yargı tarafından sorulacak.

Bundan kaçamayacaksınız.

Asıl darbeci sizsiniz çünkü…

Bu memlekette hak ve hukuku, demokrasiyi demokrasi yapan tüm değerleri ayaklar altına alan sizlersiniz çünkü…

Kaynak: T24

SİVİL HABER

Güncelleme Tarihi: 30 Aralık 2014, 14:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner309

banner225

banner209