Bugün: 24 Mayıs 2012 Perşembe
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Künye
Yeni Üyelik Üye Girişi
  • Ana Sayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Tüm Yazarlar
  • İletişim
  • SON DAKİKA
    İstanbul ticaret borsası seçim arefesinde,…
    Cimbom'a Kadıköy'de 2. kupa
    Ayrılanlar mı kalanlar mı kazandı?
    Pertevniyal şampiyon oldu

    Hayatın Çıkmazları

    01 Şubat 2012, 02:28
    12
    14
    16
    18
         Çoğunlukla yaşadığımız heyecanı aşk sanarız. Oysa hiçbirimiz bilmeyiz ki aşk diye bir kavramın gerçek olmadığını. 

       Tavan yapmış tutku ve 
    , öyle bir kör eder ki insanın gözünü, ne yaşadığımız yalanın farkına varırız, ne de karşıdakinin geçiciliğine… Bir ilişki de yaşanılası her şeyi bir çırpıda yaşayıp,   zirveye taşıyanlar, en fazla ne kadar zirve de tutabiliyorlar ki   ya da ne kadar süre daha   kalabiliyor ilişkileri.

         Her biten ilişkinin ardından elbette yenisi başlıyor. Kimi bekler uzun süre toparlanmak için. Kimisi beklemez içinde ki tutkuyu kaybetmemek için.

         Oysa her şey bir rüyadan ibaret değil mi? Yaşadığın o mükemmel bir günün ikincisi olmadı hiç bugüne kadar. Her yaşanılan an, yaşadığın an için güzeldir. Tekrarlanması zaten mümkün değildir. Ama yaşanılan o mükemmel günün ardından, aynı insanla yaşanılan başka mükemmel gün var mı diye sormalı insan kendine. Verilen cevap çoğunlukla hayır olmuştur. Bu sefer sorulacak tek soru vardır. ‘Neden?’ işte bu sorunun yanıtı her zaman için tektir. ’Gecelik ilişki’.

         Hangimiz çoğu zaman kontrollü hareket ediyoruz ya da hangimiz dürtülerimize yenik düşmüyoruz. 
     hoşlandığın bir insanla görüştüğümüz gece, yaşayabileceğimiz şeylere hangimiz engel olabiliyoruz. Engel olamıyoruz çünkü istiyoruz. Zaten uzun zamandır ilişkisi olmayan bir insan için, o gece yaşanılanlar özlemdir, tutkudur. Dokunmayı özlemiştir, koklamayı, tenin uyumunu… İki tarafında yaşadığı  , ertesi güne ne kalıyor peki? Koca bir ‘hiç’.

         İşte bu yüzden ilişki ister uzun sürsün, ister tek gecelik olsun, sonuçta bitiyor. Ve her şey ya hatırlanmaya değecek, yeniden olmasını isteyecek kadar güzel ya da yaşanılan günlere lanet edilesi kadar kötü bitiyor.

         Unutulmayacak ilişkilerin yeniden alevlenme şansları vardır aslında. İlişki güzel gidiyorsa zaten güzel bitmiştir. Saygı duyuluyorsa, iki olgun insan gibi bitirilmiştir ilişki. Bir insana yakışacak şekilde yani. Ama ya gecelik ilişkiler. Başlamayan bir ilişki var ortada. İki arkadaş tarafından yaşanılan tutku…

         Gece yaşanılan her şey, asla konuşulmaz. Araya mesafe girer. Taraflardan biri uzaklaşır. Arkadaşlıkları ayakta tutmak için çabalarlar elbette ama ipler bir yerde kopar bir süre sonra…

         Hâlbuki aynı şeyler tekrar yaşanılabilir. Zaten o gece yaşanmışsa iki tarafta birbirini istiyordur. Bunun önüne ne geçebilir ki? Ama tabi böyle düşünülse bile bir çekingenlik olur.

          Belki de yaşanılası daha güzel günler, geceler olacak ama şans verilmediği, umursanmadığı için hep bir taraf üzülmüştür. Eğer bir de olmayan bir kavrama yani aşka inanmaya başlarsa o gece, o zaman onun vay haline!

         Neden ben vay haline dedim biliyor musunuz? Çünkü o geceden sonra eski arkadaşlık bile kalmıyor. Oysaki âşık olduğuna inanan taraf, onun arkadaşlığına bile razı oluyor. Çünkü başka çaresi kalmıyor. İlgi bekliyor, tekrar görüşmek istiyor. Bunları istiyor ama elindekileri de kaybediyor. Bir süre sonra da karşı tarafın varlığından bile habersiz oluyor.

         Üç gün, beş gün, bilemedin on beş gün inanıyor aşka. Ama tabi sonra o da anlıyor öyle bir şeyin olmadığını.

         Peki ya uzun süren ilişki hiç mi yok? Yıllarca evli kalan insanlar yok mu? Ömürlerini birbirlerine adamış çiftler yok mu?

         Var elbette. Ama aşk değil onların yaşadığı. SEVGİ, SAYGI, ALIŞKANLIK…

         O ilk heyecan, tutku geçer elbette. Ama sevgi bitmez. 40 yıl, 50 yıl boyunca evli kalan çiftlerin ilişkileri nasıl ayakta kalıyor sizce? Birbirlerine duydukları sevgi ve saygı onları birbirine bağlamış yıllar boyunca. Hiç mi kavga etmiyorlar ki. Kavga etseler bile birbirlerini incitmiyorlar. Birbirlerini üzmüyorlar. Bunu başarabilen az sayıda çift var gerçekten.

         Ama önemli olan geçmişte ne olduğu, kimleri kaybettiğin değil, bundan sonra kimlerle ne olmasını istediğindir. 

       Bu yüzden, ders almalı insan yaşadıklarından, kaybettiklerinden. En önemlisi pişman olmamalıdır. Zaten ne yaşanmışsa, o ortama kendi zemin hazırlamıştır. Bir insan kendi yaptığı bir şey için keşke dememeli. Kötü keşkeler her zaman için insanın zaaflarıdır. İyi keşkeler de yeterince istenmediğindendir.

         Bir şekilde keşke sözcüğünü hayatından çıkartmalı insan. Zaten keşke sözcüğünü hayatından çıkaran insan, hayatın zevklerini yakalamaya bir adım mesafededir. O zaman ne aşka inanır insan, ne de hayalperest olur. 

         Uzun süren ilişkiler olsun, gecelik ilişkiler ya da kısa süreli ilişkiler olsun… Yaşanılan heyecan, tutku, nefes kesen saatler dışında, elbette kötü anlar da olmuştur. Ama her şeye rağmen yaşadıysan, sen istemişsindir. Bu yüzden; geçmişte yaşanılan her şey zamanına aittir. Keşkeler ile geçmişi bugüne getiremezsin. Yâda pişmanlık duyduğun zamanları hayatından silme çabası boş olur.

         Hayatın sana sunduğu fırsatlar değil de, senin o fırsatları nasıl değerlendirdiğin önemlidir her zaman. Bir ilişkinin yolunda gitmesi çiftlerin elindedir ya da gecelik ilişkilerden sonra arkadaşlıkların devam etmesi. İnsan hayatı boyunca ne isterse onunla karşılaşır. Her zaman mutlu olacağını zanneder. Ama hâlbuki bu oyunda mutluluk kadar üzülmekte rol oynar. İşte bu yüzden insan ne yaşıyorsa hak ediyordur. 

         Mutluluk, üzüntü, gözyaşı, pişmanlık, ‘aşk’ sandığımız duygu… Bütün bunlar geçicidir. Tıpkı sürekli olgunlaşan ve farklılaşan düşüncelerimiz gibi.

         Bu yüzden insan kendinden asla vazgeçmemelidir. Kaybolan zamanda yaşamaya devam eder gibi!

         Sitemizde yer alan makalelerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre yasaktır.

          Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.


    Neleri kabul ediyorum:

    ip adresimin kaydedileceğini,
    adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını,
    yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu,
    yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini,
    bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. 


    Bu makale 609 kez okundu
    YORUM YAZ, SEN DE GÖRÜŞÜNÜ BİLDİR
  • Yükleniyor...
    Yorumlar (2) Tıklayarak Yorumları Okuyabilirsiniz
    Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
    YAZARLAR Tümü
    Özkan Mustafa KÜÇÜKKURAL Tarih 2012 yer Kasımpaşa;
    H.Prof.Dr.Nurullah AYDIN İNSAN OLANA SESLENİŞ
    Süleyman AYDIN 19 MAYIS’I ANLAMAK
    Osman ŞAHBAZ BUDAPEŞTE NE KADAR YEŞİL GÖRÜNÜR!
    Mithat ÖZDEMİR "Dünya malı için sevinmek ve üzülmek insanı Cehenneme götürür!"
    Abdullah Gözaydın Günahlarınızı Şahitlendirmeyin diyor Resulullah Sav.
    Yusuf KİRİŞ SÖZDE SOYKIRIM İDDİALARI VE ERMENİLER
    Hamit METEHAN Müslümanların Özelleştirilmesi
    Sevcan Atav Âdemler ve Havvalar
    Yafes ŞEKER ZEKÂ GELİŞİMİ ve 4+4+4
    Hülya DEMİREL BULUTLAR VE İNSANLAR
    Kevser HIŞIROĞLU İLMİN ve SİYASETİN HAKİKATİNDEKİ ADAM: ERBAKAN
    Saadet FİTOZ Avrupa Avrupa Dedikleri
    Murat Özdemir İSTANBUL FİNANS MERKEZİ
    Eda ÖZTÜRK Kişi sevdiğiyle olmak ister!
    Kasım Aydın Satılık Duygular
    GAZETE MANŞETLERİ
    SON DAKİKA
  • Saadet Partisi Genel Başkanından
  • Esir Türk gazeteciler serbest
  • Kuzey Yıldızı Trabzonsporlular Derneğinin
  • Amatör Spor Kulüplerinden Ziyaret…
  • Yeni Macaristan İstanbul Başkonsolosuna
  • “Yaşayan Mimar Sinan’ı Anlamak”
  • 3 şehirde sıcak saatler: 3 şehit !
  • SETÜSTÜ SOKAKTA ÖNEMLİ GELİŞME
  • FOTO GALERİ Tümü

    • Sultangazi bld Deprem gerçeği

    • ERCİYES'TE HEM EĞİTİM HEM TATİL

    • Daha Yeşil Bir Eyüp için 10 Bin Çam Fidanı Dağıtıl

    • Şehir Üniversitesi’ndeki İHH Gönüllüleri Van’ı…

    • EYÜP CAMİ AVLUSU

    • Emek Grubu Kağıthane

    • Yaşayan Mimar Sinan

    • Süleyman Aydın Ziyaret

    • 28 Şubat

    • CHP FATİH MECLİS GURUBU

    • Cumhurbaşkanı Gül'den Türkmenistan Devlet Başkanı'

    • Macaristan'ın Minik Yüreklerinden İstanbul'a Anlam
    ÖZEL HABER
  • Erbakan’a çamur atanlar, buyrun...
  • KAMALAK: KUKLAYI BIRAKIN KUKLACIYA BAKIN
  • YENİ TEŞVİKLER AMAÇLANANI GERÇEKLEŞTİREBİLECEK Mİ?
  • Dünyanın Tüm Renkleri Sultanahmet Meydanı'ndaydı!
  • Eyüp Belediyesi’ne KPSS ile 10 Memur Alınacak…
  • Özgür SARMUSAK, H.Nur GÜMÜŞ ile Dünya Evine Girdi.
  • İLESAM, Öğretmen ve Öğrencilere Telif Hakları ve Korsanla
  • Hükümete Çağrı: Zamları Geri Al!
  • İSTANBUL’DA ŞEYTANIN DOSTLARI TOPLANTILARI...
  • Daha Yeşil Bir Eyüp için 10 Bin Çam Fidanı Dağıtıldı
  • HAVA DURUMU
    ANKET
    Anket Sonucu Tümü

    Diyalog Çalışmalarını Destekliyor musunuz? Sizce Dinler Arası Diyalog İslâm Dinine Uygun mudur?

    GENÇ YAZARLAR Tümü

    • Ömer Furkan Şahbaz
    • Eda Demir
    VİDEO GALERİ Tümü

    • Halk Meclisinde Vatandaşların Soruları

    • TALAN EDİLEN FETİH ŞEHİTLERİ KABRİSTANLARI

    • CHP FATİH KONGRESİ TURAN DURMUŞ

    • Fatih Belediye Meclisinde soru önergesi verildi

    • Facbooka Zaman Tunelndn NasılÇıkarız

    • FatiH Saadet Partisi Mustaf Kamalk

    • Türkiye'nin En Büyük Mimar Buluşmalarından Biri…

    • Trabzonspor

    • Turan Durmuş CHP Fatih İlçe Başkanlığına Adaylığını…

    • AYDIN ÇIKRIKÇI ADAYLIĞINI AÇIKLADI

    • FATİH HABERLERİ
    NAMAZ VAKİTLERİ
    ARŞİV
    Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Künye | İletişim | Siyset | İstanbul | Sitene Ekle | Reklam| RSS 2.0 2012 © Copyright © sivilhaber.com

    Sivil Haber: Haber