|
SON DAKİKA
Ayrılanlar mı kalanlar mı kazandı?
Pertevniyal şampiyon oldu
28 Şubat'ta Deniz Baykal'ın başbakanlık…
Kamalak'tan Gül'e Mektup
Devrim ve Pilav
Bu ikisinin birbiriyle ilgisi yokmuş gibi düşünülebilir başta.Ortak yönleri şudur:Türkiye gibi ülkelerde kadınların çoğu önceleri birincisini yıllar geçmeye başlayınca ikincisini nasıl daha iyi yaparım diye düşünür.Hele ülkemin kadınlarının büyük çoğunluğunun ortak yazgısının özetidir bu iki durum.
Yıllar önce Bursa'da işletmecilikle hiç alakası olmayan bir İşletme öğrencisiyken(keşke biraz olsaydı),Ulucami civarında bir kitap görmüştüm.İsmi Erbakan Devrimi.Ateşli bir Milli Görüş taraflısı olarak kitabı hemen aldım.Koşa koşa kaldığım yurda gittim,bir solukta okudum.Milli Görüş'e inancım daha da artmıştı,dünyayı değiştirecek anahtar elimdeydi artık.Bir kitap okuyup hayatımızın değiştiği yıllardı.Kitapta hocamızın davada karşılaştığı zorluıklar,engelleme çabaları,bize karşı çıkanlara verilecek cevaplar,iktidarımızda olacak zorlukları aşma yolları anlatılıyordu.Aslında "deverim" kelimesinin manasını tam bilmiyordum ama hocamın ismiyle anıldıığına göre güzel bir şeydi."Devrim"..Uğruna kaç insanın ömrünü harcadığı müthiş kelime...Milyarlarca insanı peşinden koşturan kavram...
Evet belki dünyanın ve Türkiye'nin bu kelimeyle ilgili tarihinden habersizdim ama dedim ya,Erbakan ismiyle anılması bile beni heyecanlandırmıştı.Güzel,büyülü,her derdin çaresi bir ifade..Sanki günleri,haftaları,ayları geri sayar olmuştum:Bu devrim ne zaman olacak?10,9,8,7...Zaman yavaş ilerliyordu gençlikte.En sonunda devrim heyecanım,işletmeciliğe ve ticarete ilgisizliğim bana okulu ve Bursa'yı bıraktırdı hatta.Devrim işlerinin Türkiye'deki ana üssü İstanbul'da buldum kendimi.Başka bir şehir,başka bir üniversite ve bölüm..Rüyaların,hayallerin,Osmanlı'nın ve devrimlerin başkentindeydim.60'lı 70'li yılların gençlik meydanları,Beyazıt,Taksim ve her yönüyle Osmanlı'yla karışık İstanbul..O meydan birkaç ay sonra başörtüsü eylemleriyle tekrar karşılaşacaktı.Tarih ve tekerrür mü desem acaba?
Geçmez dediğimiz zaman durmaz,rüzgar gibi geçer nihayetinde.Önce "Nasıl süper bir kariyer yapabilirim?"le başlayan çalışma hayatı,sonra "Nasıl sigortalı bir iş bulabilirm?"le devam eder ülkemde.Güzel ülkemin başörtüsü yasağı tüm üniversitelere,liselere ve iş hayatına yayılır.Başörtülü çalıştırmaktan imtina edilmeye başlanır.Nasıl bir memlekette yaşadığımız,haksızlık,hukuksuzluk,ekonomik sistemin ucuz işgücüne doymak bilmez iştahı bir güzel anlaşılır hem de dindar denilen kurumlarda.Sonra da evlilikle birlikte,devrim kitaplarından pilav çeşitleri tariflerine geçilir,eee parayla değil sırayla.
Not:Bu yazı bir pişmanlık ve karamsarlık yazısı değildir.Ayrıca ablamın dediğine göre pilav suyuna limon damlatınca taneler beyazlaşıyor, pilav daha güzel görünüyor.
Bu makale 148 kez okundu Yükleniyor...
|
|